Sayfa 1



İNCİL'DEKİ KADINLAR

http://perso.wanadoo.fr/leon.paillot/sommaire.html

 

GİRİŞ

               İsa ile rasgele ya da uzun bir zaman boyunca karşılaşan bu tipik kadınlar kimdir? Niye ona gittiler? Onları nasıl karşıladı, nasıl dinledi, ya da nasıl iyileştirdi? İncil, kendi zamanlarının önyargılarıyla damgalanmış erkekler tarafından yazıldı: en iyi durumda dahi ifadelerinde biraz yukardan bakma, ara sıra biraz aşağılama, çoğu zaman biraz çekingenlik vardır. Gerçekten de kadınların birçoğu ya hasta, ya günahkâr, ya da yabancı kadınlardı. Tüm bu sergilemede basmakalıp bir aşağılama vardır; Yahudi ilkçağında kadınlara nasıl davranıldığını bilenler için, bu şaşılacak bir şey değildir. Hatta bugün bile, dünyanın birçok yerinde nasıl ikinci sınıf insanlar rolüne indirgenildiklerini görüyoruz.

               Oysa bu olanca ataerkil ortamda, dört İncil'in yazarı da, bize şaştırıcı şeyler söylerler: Bize söz ettikleri kadınların hepsi İsa'ya katılırlar. Ona karşı düşman davrananların tümü ise erkeklerdir: rahipler, din bilginleri, yüksek görevliler... Sonra bu kadınlar bir tarikata, kurulmuş bir örgüte bağlı değillerdi. Günahkâr kadın veya kanaması olan kadın gibi, hepsi tek başlarına kadındır, tek başlarına ortaya çıkarlar. İmanları, üyesi oldukları topluluktan ayırt edilmelerini sağlar. Davranışlarını ve tepkilerini inceleyerek, onları yüce kılan özelliklerin ne olduğunu araştıracağız. Çünkü kabul etmemiz gerekir ki, İsa'ya yaklaşan birçok erkeğin hali pek parlak olmamasına karşın, dört İncil'in söz ettiği bu kadınlar hayranlığımızı uyandırıyor. Acaba bu durum İsa'nın onlara karşı gösterdiği yakınlıktan mıdır?

               Her ne olursa olsun, İsa ile karşılaşmalarında  "Gerçek Mutluluğun" bir açıklaması mevcuttur. Tüm değerlerin alt üst edilmesi gibi bir şey bu: sefil, günahkâr, yabancı, zayıf, isyankâr olmalarına rağmen şaşılacak ölçüde zengin olarak bize tanıtılıyorlar. İncil, dikkatimizi yetersizliklerine değil, varlıklarının saygı değer gerçeğine çekiyor: birinin güvenine, diğerinin Allah'a susamasına, bir diğerinin ilahi gerçekleri anlama yeteneğine. Kadın, İncil’de, hiçbir zaman kötü olarak tanıtılmıyor. Tersine gayret ve dürüstlük dolu bir yaratıktır. Hepsi de İsa'ya tüm iyi niyetleriyle yaklaşıyorlar: onlar tepkisiz, cansız veya önemsiz rollere mahkûm değiller. Hepsinin rolü önemlidir.

              Bu rolü belirtmek üzere onları dört gruba ayıralım:

1-  Rolleri sadece ilahi merhametin açıklanmasından ibaret olan kadınlar grubu. Bu anlatıların arka planında tartışmacı bir niyet vardır: Ferisiler ile  yeni lütfü, karşı karşıya getiren çatışmanın alevlendirilmesi .

2-  Kendilerini İsa'nın hizmetine adamış kadınlar grubu. Onlar fiziksel kişiliğinin ötesine gitmeyen bir şefkatli ve özverili sadakatin belirtileridir.

3-  Kişisel bir acı nedeniyle İsa'ya giden ve olağanüstü bir iman sergileyen kadınlar: Bu iman, isteklerinin yerine getirilme arzusunun çok ötesindedir ve bunun gücünü sadece İsa sezer.

4-  İsa'ya, imanlarını açıkça beyan eden kadınlar. Bu iman gizemselliği, hatta peygamberliği andırıyor ve kendini sessiz bir davranışta veya İsa ile ikisinin arasında geçen bir konuşmada ifade eder.

               Tabi ki bu değişik modeller birbiriyle kesişiyor. Örneğin, Luka günahkâr kadını tanıtırken, dört unsurun da kolayca görülebildiği bir kadının portresini çiziyor. Bizim çerçeveye uymayan yalnız tek bir kadın vardır. O da Zebedi'nin oğullarının annesidir ve isteği yerine getirilmeyen tek kadın da odur.

 

PLANIMIZ   şöyle olacak:

1 - Tartışma konusu kadın

               Zinada yakalanan kadın - Beli bükülmüş kadın - Nain'li kadın

2 - Sadakat

               Meryem - Diriliş anlatıları

3 - Kişisel iman

               Kanama geçiren kadın - Kenan'lı kadın - Luka'nın günahkâr kadını

4 - İman beyanı

                Beytanya'daki koku sürme - Lazar'ın dirilişi - Samariyeli'lı kadın


(Burada, Aziz Meryem'in İncil'deki yerinden söz edilmeyecektir)